Hayat Bayram Olsa

Herkesin başından bir düğün telaşı geçmiştir. Bilirsiniz, haftalar öncesinden hazırlıklar başlar ve düğün sabahına kadar da sancı çekilir. Her şey mükemmel olsun diye uğraş verilmiş ve artık yapacak bir iş kalmamış, programın akışını izlemeye başlamışsınızdır…

Dünden beri tam da bu ruh halindeyiz. Telaşımız, yerini coşkuya bıraktı. Doya doya tadına vardık her anımızın. Şimdi merak ve keyifle izliyoruz illerimizdeki heyecanlı koşturmayı…

21 mart günkü toplantımızda, bu proje fikri gündeme geldiğinde bu denli yorulacağımızı ve bu denli mutluluk duyacağımızı tahmin etmemiştik. Projeye inanan, dayanışma ruhunu duyumsayan herkese teşekkür ediyoruz En çok da çalışma grubumuza. Onların emekleri ödenecek gibi değil. Beklentisiz, özverili çalışmaları meyvesini verdikçe tüm yorgunlukları geçti sanırım… Sosyal sorumluluk projesini anlatmak, inandırmak kolay iş değil. Zoru başardıkları için Özgül, Şükran, Sibel, Gülay ve Derya alkışı hak ediyorlar…

Ata’mızın “doğum günüm” dediği 19 mayıs sabahı hiç birimizi uyku tutmadı. Tören saat 10 da başlayacak ama ezanla uyanmış çoğumuz. Bayramımız var!…

Gece geç saatlere kadar grup sohbetimiz kesilmemişti. 105 km pedallamak için gereken tüm hazırlıklar tamam. Bisikletlerin bakımı yapılmış, formalara Atatürk silüeti basılmış, uzun yol için motivasyon sağlanmış hatta kahvaltıda ne yiyeceğimiz bile belirlenmişti…

Tören başladığında nefesler tutuldu. Gençler bizim neden orda olduğumuzu anlayıp şaşırdı. “ teyzeler, ablalar bisikletle mi gidecekti ta Aydın’a kadar! “ ….

Muğla sokaklarından “ Hayat Bayram olsa” şarkısını söyleyerek çıktık. Daha ilk kavşakta, bebeğiyle bizi uğurlamaya gelen Burçin ağlıyor ve “ sizi seviyorum” diyerek gül döküyordu yola. Morpedal olmak böyle bir şey işte. Katılamasan da gönlün kardeşlerindedir…

Yatağan rampası hiç de korkunç gelmedi Belgin’in kuruyemişlerinden sonra. Tuhaf bir enerji yüklenmişti herkes. Yorulan yok gibi. Polis eskortu şaşkın. Arabada daha çok yorulduklarına eminim. Bir süredir bizim turları eğlenceli bulan erkek bisikletlilerin ve eşlerin katılımı da güç veriyor bize. Güle oynaya vardık Aydın’a. Sıcacık bir karşılama ve müthiş duygu yoğunluğu içinde bayrak teslimi gerçekleşti. Huzurla döndük evlerimize. Düğün bitmişti…